|
Sevgiliye
O kadar yakınsın ki bana, Bir o kadar da uzak, Sanki ilk defa aşık olmuş gibiyim, Uzana bilsem bir adım kadar yakın, Ama sanki ayaklarıma prangalar vurulmuş, O bir adımı atamıyorum, Sadece seyrediyorum seni, Dizlerine yatıp, elini sımsıkı tutmak istiyorum, Gökyüzüne bakar gibi, Gözlerine dalmak istiyorum, Sana bakarken prangaların ayağıma değil, Yüreğime vurulduğunu hissediyorum, İçin için yanan yüreğime, Seni sevenin ben değil, Yüreğimin olduğunu anlıyorum, Yüreğim senin dostluğunu istiyor, Yüreğim senin sıcaklığını istiyor, Kırmamı söylüyor zincirleri, Ve ilk defa kırmaya çalışıyorum, Doğru bildiğim şeyleri atıveriyorum bir tarafa, Sırf sana daha yakın olabilmek için, Zincirlerle bağlı yüreğimi bırakıveriyorum, Bir kuş gibi ormana, Yüreğim bir kuş oluyor senin yanında, Ürkek bir kuş, Soğuk bir havada titreyen üşümüş bir kuş, Çok şey değil istediği yüreğimin, Sadece dostluğunu ve sıcaklığını istiyor, Senin sıcaklığını, Sonra kanat çırpıp uçmak istiyor seninle, O güzellikleri seninle paylaşmak istiyor gökyüzünde, Dünyadan uzak yüreğim seninle olmak... yazan cahit akay sevgilerimle allah emanet olun arkadaşım
June 14
|
|
|
Kimler nasıl fil avlar ?
MATEMATİKÇİLER Matematikçiler fil avlamak için Afrika’ya giderler; belirli bir alan seçerek bu alan içerisinde fil olmayan her şeyi dışarı atıp geri ne kalırsa, onu avlarlar. DENEYİMLİ MATEMATİKÇİLER Bir önceki adımdaki işlemi yapmadan önce, en az bir filin bulunduğunu ispat ederler. MATEMATİK PROFESÖRLERİ En az bir filin bulunduğunu ispat ederler; ve onun bulunup yakalanma işini ya yüksek lisans öğrencilerine ödev olarak verirler ya da lisans öğrencilerine vize final veya bütünleme imtihanında sorarlar. BİLGİSAYAR MÜHENDİSLERİ Aşağıdaki gibi bir algoritma hazırlarlar 1. Afrika’ya git. 2. Ümit Burnundan basla 3. Düzenli bir şekilde tüm kıtayı doğudan batıya tarayarak kuzeye doğru ilerle. 4. Her tarama adımında; a. Görülen tüm hayvanları yakala b. Her yakalanan hayvanı bilinen bir fille karşılaştır. c. Bulunca dur. DENEYİMLİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLERİ Yukarıdaki algoritmanın durmasını garantilemek için Kahire civarına önceden bir fil yerleştirirler. DONANIM MÜHENDİSLERİ Afrika’ya gidip, rengi gri olan hayvanları rasgele yakalamaya başlarlar. Ağırlığı, daha önceden bilinen bir filinkinden yüzde on beş fazla veya az bir hayvana rastlayınca dururlar. İSTATİSTİKÇİLER Peş peşe N kez rastladıkları hayvana "FİL" adini verip, onu avlarlar. POLİTİKACILAR Fil avlamazlar; sadece sizin avladığınız fili kendi seçmenleriyle paylaşırrlar. AVUKATLAR Fil avlamazlar. Sadece fil sürüsünü izleyerek, sürünün ardında bıraktığı gübrenin mülkiyetinin kime ait olduğunu tartışırlar. KALİTE KONTROL DENETÇİLERİ Fillerle ilgilenmeyip, avcıların jipe eşyalarını yüklerken yaptıkları hatalarla uğraşırlar. SATIŞ TEMSİLCİLERİ Fil avlamazlar. Tüm zamanlarını yakalamadıkları filleri satmaya çalışarak ve sezon açılmadan 2 gün önce mali teslim edeceklerini iddia ederek geçirirler.. BİLGİSAYAR DONANIMI SATICILARI Tavsan yakalayıp; bunları griye boyayıp "Masa Üstü Fil" diye satarlar. KAYNAK= http://www.maksatgeyik.com/forum/showthread.php?tid=1395
May 27
|
|
|
Basriwrote:
سُوۡرَةُ بنیٓ اسرآئیل / الإسرَاء
بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَقَضَىٰ رَبُّكَ أَلَّا تَعۡبُدُوٓاْ إِلَّآ إِيَّاهُ وَبِٱلۡوَٲلِدَيۡنِ إِحۡسَـٰنًاۚ إِمَّا يَبۡلُغَنَّ عِندَكَ ٱلۡڪِبَرَ أَحَدُهُمَآ أَوۡ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَآ أُفٍّ۬ وَلَا تَنۡہَرۡهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوۡلاً۬ ڪَرِيمً۬ا (٢٣) وَٱخۡفِضۡ لَهُمَا جَنَاحَ ٱلذُّلِّ مِنَ ٱلرَّحۡمَةِ وَقُل رَّبِّ ٱرۡحَمۡهُمَا كَمَا رَبَّيَانِى صَغِيرً۬ا (٢٤ رَّبُّكُمۡ أَعۡلَمُ بِمَا فِى نُفُوسِكُمۡۚ إِن تَكُونُواْ صَـٰلِحِينَ فَإِنَّهُ ۥ ڪَانَ لِلۡأَوَّٲبِينَ غَفُورً۬ا (٢٥) “Rabbin ondan başkasına kulluk etmemenizi, anne-babaya iyilikle davranmayı emretti Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara “öf” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle /Onlara acıyarak, alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: “Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge/ Rabbiniz, sizin içinizdekini daha iyi bilir Eğer siz Salih olursanız, şüphesiz O da, (kendisine) yönelip dönenleri bağışlayıcıdır” (İsra: 23,24,25) Bir gün Peygamberimiz (sas) ashabına; -"Size, büyük günahların en büyüğünü bildireyim mi?" diye üç defa sordu Üç defasında da "evet bildir, Ey Allah'ın Resulü" diyen-ashab-ı kirâma bunların sırasıyla; "Allah'a ortak koşmak, ana-babaya karşı gelmek, haksız yere adam öldürmek ve yalan söylemek" olduğunu belirtir (Buhârî, Edeb, 6) Abdullah b Mes'ud (ra) Hz Peygamber (sas)'e sordu: "-Ya Resulullah, amellerin hangisi daha üstündür?" Resulullah: "- Vaktinde kılınan namaz" buyurdular Abdullah b Mes'ud diyor ki tekrar sordum: "-Sonra hangisidir?" "-Anne-babaya iyiliktir" diye cevaplandırdılar "-Sonra hangisidir?" dedim "-Allah yolunda savaşmaktır " diye buyurdular...
May 26
|
|
|
tahsinwrote:
insanları ALLAH (c.c)a davet eden salih ameller işleyen ve şüpesiz ben mü'minlerdenim diyeninizden daha güzel sözlü kim olabilir.(fussulet 33)
Jan. 23
|
|
|
mehmetankdemir demirwrote:
İman etmedikçe cennete giremezsiniz Birbirinizi (gerçek manada) sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız" (Müslim–Tirmizi) Hayatımız boyunca birlik, beraberlik, kardeşlik sloganları atmışız Kardeşiz demişiz "Müminler ancak kardeştir" ayetini dillendirmişiz Kardeş olmak zor, kardeş kalabilmek daha da zor bunu hiç hesaba katmamışız Kardeş olmuşuz, arkadaş olmuşuz, dost olduğumuzu zannetmişiz Dostum dediğimizi yeri geldiğinde bir kalemde atıvermişiz Oysa dost, güvendiğimiz dağ Ardından gidebileceğimiz kişi Sırrımızı paylaştığımız, dertlerimizle dertlenen, sevincimizle sevinen yoldaş Dost, her ne olursa olsun terk etmeyen! Yarıda bırakmayan! Kullanmayan, kullandırmayan Dost unutmak sözünü literatüründen silip atan yürek Mücadele arkadaşımız Simidimizin diğer yarısının sahibi Dost ayna, onda kendimizi gördüğümüz Hüzünlendiğinde akıttığımız göz yaşlarımızın sebebi Yalnızlığımızı kar gibi eriten, yüzümüze kapanmayan tek kapı Tutunduğumuz dal, bizi düzeltmek adına uyaran Omzu, başımızı koymaya her an hazır… Evet uzar gider bu şekilde Biz dost olduğumuzu, kardeş olduğumuzu iddia etmişiz ama gerçek manada sevmemişiz birbirimizi Sevgi sloganları atarken de, dostum kardeşim diye başlayan edebiyatlarımızda bile sevgi kavramını hep unutmuşuz Sevgi, sevgili, sevdiğim kişi diyememişiz Belki de gerçekten yürekten sevmemişiz birbirimizi Dostum dediklerimizle bir gün sonra düşman oluvermişiz Kardeşim diye tanıttıklarımızı unutuvermişiz bir zaman sonra Altını sevgi ile besleyemediğimiz dostluk ve kardeşçiklerimiz olmuş "Dostunu aşırı övme mutedil ol, bir gün düşmanın olabilir Düşmanında da mutedil ol, bir gün dostun olabilir" sözünü unutmuşuz Bir gün önce överek göklere çıkardıklarımızı ertesi gün işimize gelmeyince kâfir, müşrik ilan etmişiz Bir gün önce tanıştırırken kardeşim diye takdim ettiklerimizi, "o yaramaz adam" diye anar olmuşuz Dostluklarımızı ve kardeşliklerimizi sevgiyle sulayamamışız Sevgiyle yoğuramamışız Sevgiyle şekillendirememişiz Sevgiyle bakmamış ve gözlerinin içine bakarak "seni seviyorum kardeşim, dostum" diyememişiz Her lafın başında peygamberi örnek edindiğimizi söyleyen, yazan, haykıran bizler onun sevgi çemberine yaklaşamamışız bile Ondan öğrenmedik mi vefayı, kardeşliği, dostluğu, sevgiyi? Ondan öğrenmedik mi sevdiğini söyleme gerekliliğini? Peygamber mescidin kapısında bir sahabeyle oturmaktadır Uzaktan geçen başka bir sahabeyi gösterir yanındaki: –Ey Allah'ın Resulü şu geçen sahabeyi ben Allah için çok seviyorum, der Allah Resulü tebessüm ederek, mübarek elini yanındaki sahabenin sırtına koyar –Çok güzel Peki bunu ona söyledin mi? der Sahabe hayır manasına başını iki yana sallar Allah Rasulü devam eder –Git ve ona bunu söyle! der Koşar sahabi sevdiği dostuna yetişmek için, yakalar ve gözlerinin içine bakarak; –Seni Allah için çok seviyorum ey kardeşim, der Arkadaşı sevgiyle parlayan gözleriyle şaşkın bakar kardeşine ve cevap verir –Bende seni Allah için çok seviyorum… Kucaklaşarak ayrılırlar Birkaç ay sonra Allah Resulü mescide girerken aynı sahabeyle karşılaşır Üzgün, bitkin ve ağlamaklı Nedenini sorar: –Ey Allah'ın Resulü Geçenlerde sana gösterdiğim ve Allah için bu kardeşimi çok seviyorum dediğim kardeşim vefat etti, der Allah Rasulü sırtını sıvazlar bu üzgün adamın Ve ağzından şu mübarek sözler dökülür: –İyi ki ona sevdiğini söylemişsin… Peki, biz birbirimizi sevdiğimizi söylemek için daha ne bekliyoruz? Tepemize bombaların yağmasını mı? Bacılarımızın ırzına geçilmesini mi? Yavrularımızın hunharca katledilmesini, kardeşlerimizin hapishanelerde çürümesini mi? Yâda onun için okunan sela sesini mi? Birbirimizi sevdiğimizi söylemek için daha ne bekliyoruz? Onun toprakla hemhal olmasını mı? Bir zoru başarıp kardeş olduk, hadi daha da zor olanı başarıp kardeş kalalım Ve kardeşimize, dostumuza sevdiğimizi söyleyelim Dostluk ve kardeşliğimizi sevgiyle sulayalım Sulayalım ki hiç solmasın Sulayalım ki, yeşeren filizlerden dev sevgi fidanlıkları oluşsun Sulayalım ki, bitiveren dostluklar ve kardeşlikler yerine, birbirini Allah için seven gerçek sevdalılar oluşsun Kardeşim, dostum dediklerimiz sevdiklerimiz olsun Kalp sevmekten yorulmaz, birbirimizi Allah için sevelim Bıkmadan, usanmadan, vazgeçmeden, karşılık beklemeden, şart koşmadan… Hepinizi Allah için çok seviyorum Sevgi ile kalın… "kalp Sevmekten Yorulmaz" mehmet.demir@hotmail.com MEHMET DEMiR +90-555-591-0888 http://spaces.msn.com/members/mehmetdemirankara/ http://www.blogcu.com/mehmetdemir/ http://www.metacafe.com/watch/2054449//
Jan. 21
|